Bir Aile Romanının Sonu: Çocukluğun saflığı, bükülen hafızalar ve umutlar

Bir Aile Romanının Sonu: Çocukluğun saflığı, bükülen hafızalar ve umutlar

Bir Aile Romanının Sonu, ince bir kitap gibi görünüyor– aldırmayın; her kelimesinin, cümlesinin, paragrafının, sayfasının dikkatle, tam konsantrasyonla okunması gereken bir kitap.

Simon’ın annesi vefat etmiş, babası ise memlekete karşı suç sebebiyle hapsi boylayınca anneannesi ve dedesiyle yaşamaya başlamış. Onlar da vefat edince, vatan hainlerinin çocuklarının kaldığı bir yetimhanede bulmuş kendini. E anlatıcı da bu küçük çocuk Simon’ın ta kendisi olunca ne kronolojik sıra bekleyin, ne de çok fazla mantık…

bir aile romanının sonu

Bir Aile Romanının Sonu: Çocuğun ağzından anlatıldığı haliyle…

Peter Nadas’ın kendi hikâyesini biraz kurcalayınca gördüm ki Bir Aile Romanının Sonu çok içten, çok yaşanmışlıktan, birebir deneyimlemişlikten gelmiş bir hikâye. Peter Nadas’ın annesi, o daha küçükken vefat etmiş. Babası 1958 yılında intihar ettikten sonra ise Nadas ve abisi yetim kalmış… Yıllarca toplanmış bu yaşanmışlıkları küçük bir çocuğun ağzından aktarınca da böyle bir nefesi daralıyor insanın okurken. Aradaki tebessümler de göz yaşıyla karışık gelebiliyor.

Simon’ın anılarının çoğu kendisine dedesi tarafından anlatılıyor. 1. Dünya Savaşı’nda asker olmasına ve 2. Dünya Savaşı’nda da yer almasına rağmen dedesinin hikâyeleri çok daha gerilere de gidiyor. Museviliğe inancını kaybeden dede, erkek kardeşiyle sıklıkla dini konular hakkında tartışıyor ve aile gelenekleriyle, ta İsa’ya kadar geri giden, kendi dedesinin ona anlattığı hikâyelerle gurur duyuyor.

Bir Aile Romanının Sonu, okura çocukluğun saflığını, hafızanın bükülüp eskiyebilen birşey olduğunu, hayatın karmaşıklığını ve insanların neyi neden yaptığını sorgulatıyor.

bir aile romanının sonu peter nadas

Tanıtım Yazısı:

Péter Nádas’tan sıra dışı bir aile destanı, masallar ve efsanelerle örülü olağanüstü bir kurgu.

1950’lerin Macaristan’ında annesi ölmüş, babası vatana ihanetle suçlanan, büyükannesi ile büyükbabası tarafından yetiştirilen bir çocuk: Simon. Bu iki koruyucusunun da ölümünün ardından bir gün yetkililer tarafından belirsiz bir kuruma bırakılan Simon, “aile romanı”nın içinde kayboluyor. Büyükannesiyle ilişkisi ile komşu çocuklarla oynadığı oyunlar, babasının gece yarıları yaptığı gizli ziyaretler ile büyükbabasının aile geçmişiyle ilgili anlattığı hikâyeler… Buhranlı zihninin ağlarından süzülürken birbirine karışan anıları, etrafını saran yabancılaşma ve ihanet döngüsüne dair karanlık bir tanıklık niteliği taşıyor.

Bir Aile Romanının Sonu, bir ailenin, hatta bir toplumun duygusal gerilimleri ile güvensizliklerini okura aktarmaktan çekinmeyen, cesur bir hikâye. Nádas’ın bu çarpıcı ilk romanı, şimdi Gün Benderli’nin bir o kadar çarpıcı çevirisiyle Türkçede.

*Bu yazının orijinali canlabirsene‘de yayınlandı. 
** Bir Aile Romanının Sonu, Her Ülkeden Bir Kitap projesinde Macaristan’a eklendi. 

Follow: