Cinayet Oyunu

Cinayet Oyunu

Ruhlar Evi ve Eva Luna gibi kitaplarıyla büyülü gerçekliği başarılı bir şekilde dokumasına alıştığımız Isabel Allende, Cinayet Oyunu’nda seri katillere bir el atmış. Cinayet Oyunu’nun Allende’nin diğer kitaplarıyla ortak özelliği ise hikâyenin güçlü kadınların etrafında dönmesi.

Cinayet Oyunu’nun bir ismi var: Ripper. Karın Deşen Jack’in Whitechapel cinayetlerini baz alan bir online rol yapma oyunu Ripper. San Francisco’da yaşayan Amanda Martin, oyuncuları yöneten kızımız. Onlar güzel güzel rol yaparak takılırken (ki bu oyunu oynayan gruptakilerin hepsi tuhaf oldukları kadar biraz da süper zeka tipler), San Francisco’da bir seri katilin ortaya çıkmasıyla değişiyor işler…

“Ne ama yani; polisin peşine mi takılacaklar, neyi nasıl çözecekler?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim… Şunu söyleyeyim: Amanda’nın annesinden uzun süre önce ayrılmış olan babası polis. Amanda, durmadan dedesini babasına soru sormaya zorlayarak alıyor valla bütün ayrıntıları. İşte o ayrıntılarla çözülmeye başlıyor her şey…

Isabel Allende, farklı bir türü denemiş

Ancak Cinayet Oyunu’nu sakın James Patterson tarzı bir polisiye sanmayın. Sonuçta kitabı yazanın Isabel Allende olduğunu unutmamamız lazım! Karakterlerin dikkatli bir şekilde oluşturulması, hepsinin geçmişlerinin ayrıntılı bir şekilde gözler önüne serilmesi, gerçekliğin sürekli şekil değiştirmesi bu kitapta da var. Amanda’nın annesi Indiana kitabın kalbinde, diğer karakterler de onun hikâyesini besleyecek şekilde dönüp duruyorlar etrafında.

Cinayet Oyunu, Isabel Allende için bir deneme olmuş, belli. Polisiye sevenler, umduklarını bulamayabilirler. Ancak yazarın anlatım tarzı için bile okumaya değer.

Bu yazının orijinali canlabirsene‘de yayınlandı.

Follow: