Erkek ismiyle yazan kadınlar, erkek egemen dünyaya kafa tutmuş

Erkek ismiyle yazan kadınlar, erkek egemen dünyaya kafa tutmuş

Erkek ismiyle yazan kadınlar, çoğu zaman bunu isteyerek değil, o günkü şartlarda kabul görebilmek için yapmış. J.K Rowling gibi isimlerin de aralarında yer aldığı erkek ismiyle yazan kadınların kitapları bugün klasikler ve en çok okunanlar arasında yer alıyor.


Her yıl olduğu gibi bu yıl da “emekçi kadınlar günü” 8 Mart’ta kutlandı. Kimisi çiçekler verdi bize, kimisi öpücükler, kimileri de indirim… 8 Mart, bazılarına kadınların değerini, kıymetini hatırlatırken, bazılarına da onlara karşı duyduğu nefreti hatırlattı: İstanbul Bilgi Ünversitesi’ndeki saldırıda olduğu gibi… 21’inci yüzyılda yaşıyoruz ama hala böyle olaylara, hata daha beterlerine tanık oluyoruz. Beyaz siyahı, siyah beyazı, akıllı akıllı olmadığına inandığını dışlıyor. Buna paralel olarak bir ara “globalleşme!” diye kendini yırtan dünya, giderek korumacılığın dibine vuruyor…

Tabii ki tüm bunlar edebiyat dünyasına da yansımış ve ne yazık ki yansımaya devam da ediyor. İşte karşınızda kitaplarını erkek ismiyle yazan kadınlar:

Bronte Kardeşler

Bugün zamanın en önemli yazarlarından görülseler de, Charlotte, Emily ve Anne Bronte kendi zamanlarında erkek ismiyle yazan kadınlar arasında yer alıyorlar. Neden mi? Çünkü Uğultulu Tepeler gibi şiddet içeren ve ‘ahlaksız’ olarak görünen kitapları kadınların yazması uygun olmaz da ondan. İşte bu nedenle, Charlotte Currer, Emily Ellis ve Anne Acton Bell ismi altında yazıyor. Bunun nedenini Charlotte Bronte kendisi de açıklamış:

Kadın olduğumuzu belirtmek istemedik çünkü diğer türlü yetkili kişiler yazdıklarımıza önyargılı yaklaşabilirdi. O zamanlar yazı ve düşünce türümüz “feminen” kabul edilmiyordu.

Mary Ann Evans

Viktoryen dönemde yazarlık ve gazetecilik yapan Mary Ann Evans, edebiyat dünyasına George Eliot ismiyle, “Bayan Yazarların Yazdığı Zevzek Romanlar” başlıklı yazısıyla giriyor. Bir erkek ismini tercih etmesinin nedeni de kendi yazdıklarını o zamanki kadın aşk romanı yazarlarınınkinden ayırmak. Ne zaman ki George Eliot ismiyle yazdığı ilk romanı Adam Bede olumlu eleştiriler oluyor, işte o zaman Evans kadın olduğunu açıklıyor. Bugün de okunması gereken klasikler arasında Middlemarch: Taşra Yaşamından Manzaralar ve Silas Marner yer alıyor.

Louisa May Alcott

Çocukluğumdam beri en sevdiğim kitaplardan biri olan Küçük Kadınlar’ın yazarı Louisa May Alcott. Kadınların, erkekler kadar ciddiye alınmadığı bir döneme denk gelen Alcott, 1860’larda A.M. Bernard ismiyle yazdığı romanlarla ün salıyor. Hatta savaş zamanlarında ailesine yardımcı olmak için öğretmen ve hizmetçi olarak çalışırken en ses getiren yazılarını yine A.M. Barnard ismi altında, Atlantic Monthly’ye yazıyor. Her zaman Küçük Kadınlar’daki Joe gibi biri olduğunu hayal ettiğim Alcott, zaten sonunda da bu kitaplarıyla, kendi adı altında, bir kadın olarak erkek egemen bir dünyaya damga vurarak tarihe geçiyor.

Harper Lee

Bülbülü Öldürmek ile bugün hala en önemli yazarlardan biri olan Harper Lee aslında ismini değiştirmemiş ama Harper’ın erkek olarak algılanması da zararına olmamıştır diye düşünüyorum. Çocukluğunda yaşadıklarını temel alarak yazdığı ve baş karakter Scout’u da kendisine benzettiği Bülbülü Öldürmek’in devamı olan Tespih Ağacının Gölgesinde de yıllar sonunda yayınlandı. Henüz okumayanlara Bülbülü Öldürmek’i bir an önce okumalarını tavsiye ediyorum.

Joanne Rowling

Joanne Rowling, pek çoğumuzun hastalık derecesinde severek okuduğu Harry Potter serisinin yazarının gerçek ismi. Rowling, Harry Potter’ın ilk romanını yayıncılara “Joanne Rowling” ismiyle veriyor ancak yayınevi, “erkek okuyucuları dışlayacağı” korkusuyla ona baş harflerini kullanmasını tavsiye ediyor. Bir göbek adı olmayan Joanne Rowling, Harry Potter yayınlandığında J.K. Rowling olarak çıkıyor dünyanın karşısına. Her cinsiyetten, yaştan, dinden, ülkeden insanın kalbine dokunan kitaplar yazan biri başından “kadın” ismini kullansa da bugünkü başarısını elde etmiş olurdu diye düşünüyorum. Ancak kadınların bugünkü durumunu hatırlayınca da “belki de öyle olmazdı” demekten kendimi alamıyorum.

(Visited 8 times, 8 visits today)
Follow: