Feo ve Kurt: edebiyat bize kurtları yanlış tanıtmış!

Feo ve Kurt: edebiyat bize kurtları yanlış tanıtmış!

Geçtiğimiz yıl Philip Pullman’ın hakkında “benzersiz bir sese ve sınırsız bir hayal gücüne sahip” dediği Katherine Rundell’in Gökyüzü Çocukları kitabını okumuş ve oldukça etkilenmiştim. Çocuk karakterler zaten şahaneydi ama kitaptaki tek yetişkin Charles’ın içindeki çocuğu kaybetmemiş bir yetişkin olması beni inanılmaz mutlu etmişti. Feo ve Kurt da bana benzer hisler yaşattı; Rundell’in hayal gücü gerçekten ama gerçekten sınırsız!

Feo ve Kurt: e biz de kedi besliyoruz işte!

Hikâyemiz şöyle: bir zamanlar Rusya’da kurtlar ev hayvanı olarak besleniyorlar genelde. Bir gün, herhangi bir nedenle (gerçi çoğunlukla sıkıldıklarında) onları evlerinden atmaya karar verenler, onları hayvan vahşileştiricilerine teslim ediyor. Ana karakterimiz tatlı ama asi kız Feo ve annesi Marina da işte bu hayvan vahşileştiricilerindenler (bu kelimeyi yazmak ne zormuş!).

Kurtlar vahşileşince avlanmaya, harbici kurt olmaya başlıyor haliyle ve “hayvanları öldürüyorlar yauuuu” bahanesinin arkasına saklanan ama aslen kurtlardan ve kurtları sevenlerden nefret eden uyuz pislik General Rakof, hayvan vahşileştiricilerin hayatını zehir etmek için elinden geleni yapıyor. Hayvanlardan nefret edenlerden zaten nefret ediyorum; o nedenle sürekli gebertmek istedim Rakof’u. Kimisi korkuyor, kimisi huylanıyor hayvanlardan; eyvallah, ama bu onlardan nefret etmek, hele ki onlara zarar vermek için bir neden değil!

Kurtları rahat bırakın; insanları da!

Feo ve Kurt hikâyesinde Rakof, sadece kurtlara ve onları vahşileştiren, Feo ve annesi gibi insanlara kötü davranmıyor. Kendi askerlerinin falan da canına okuyor cani adam! Bu nedenle Feo, minnoş oğlan Ilya ile ilk tanıştığında biraz çekiniyor ve korkuyor çocuğu üniformalı görünce. Ama sonrasında minnoşluğuna inanıyor çok şükür ve maceraya (ya da kâbusa mı desem onların açısından bakınca) beraber atılmak durumunda kalıyorlar.

Nasıl maceralar diye soracak olursanız, spoiler vermeden şöyle anlatayım…

feo ve kurt kapakGeneral Rakof rahat durmuyor ve “öldürün bu kurtları!” emri salıyor ve haliyle onları vahşileştirenlerin de peşine düşüyor hem kendisi, hem de askerleri. Hatta Feo ve annesinin ne yaptığını öğrenince evlerine kadar gelip, tehdit bile ediyor insanları! (Gel de gebertme adamı ama işte Alice’in tavşan deliğine atlaması misali kitapların içine girmenin bir yolunu bulamadım daha.) Sonunda annesi hapse düşüyor, Ilya ve Feo da kaçak konumuna. Bir yandan kurtları korumaya, bir yandan da St. Petersburg’a gidip, Feo’nun annesini hapisten kurtarmaya çalışıyorlar. Yolda da General Rakof’un saçmalıklarına baş kaldırmak isteyen başka çocuklarla tanışıyorlar ve Feo ve Kurt ve Ilya ile sınırlı kalmayan bir “birlikten kuvvet doğar!” hikâyesi başlıyor.

Gökyüzü Çocukları gibi yine Domingo Yayınevi’nin dilimize kazandırdığı Feo ve Kurt, edebiyatta şimdiye kadar alışkın olduğumuz kurt tiplerine de kafa tutuyor hafiften. Bu da inanılmaz hoşuma gitti! Düşünsenize: Kırmızı Başlıklı Kız’ın karşısına çıkan kurt, anneannesini yediği yetmezmiş gibi bir de kızı mideye indirmeye çalışıyor. Üç Küçük Domuz masalındaki kurt, domuzcukların yaptıkları evleri yıkıp duruyor. Katherine Rundell ise Feo ve Kurt ile bana şunu gösterdi: küçüklüğümden beri okuduğum kitaplardan “kötü onlar, kaka onlar, bizi gebertir onlar” diye tanıdığım kurtlar insanın en iyi arkadaşı ve hatta kurtarıcısı olabiliyorumuş. Yirim!

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir