Hot Milk: Hayatı yaşamamak için bahane arıyorsanız Sofia’da çok var

Hot Milk: Hayatı yaşamamak için bahane arıyorsanız Sofia’da çok var

Hot Milk, geçtiğimiz yıl Man Booker Ödülü’nün kısa listesine kalınca dikkatimi çeken bir kitap oldu. Arka kapaktaki tanıtımını okuyunca da ister istemez meraklanıyorsunuz: bir anne ve yetişkin kızı, anne Rose’un tedavisi için İspanya’nın sahil kenarına geliyor. Hep onun gölgesinde, isteklerini yerine getirerek yaşamış olan kızı Sofia, bir yandan sıcaktan bayılırken, bir yandan da değişik insanlarla tanışıyor. Hikâye, iki kadının da hayatlarını net bir şekilde görüp, kendilerini tanımalarını ele alıyor. Kitabın özünde “kadınlık” ve “kadınlığı keşif” olunca ilgimi çekti tabii ama hiç beklediğim gibi olmadı…

Hot Milk: Sofia, çok mızmız

Anne Rose, hastalık hastası gibi göründüğü için onun sürekli bir şekilde oram ağrıyor, buram ağrıyor diye mızmızlaması çok rahatsız etmedi beni. Ancak kızı Sofia sinirlerimi bozdu diyebilirim. Evet, zor bir hayatın var. Evet, annenin dertlerine boğulmuşsun, onun için bir şeyler yapmaya çalışıyorsun, o hala söylenmeye devam ederken kendini kötü hissediyorsun… Ama bir kendine gel be kızım; bu halde olan milyonlarca insan var ve hiçbiri her saniye söylenmiyor. Hayatlarında tutunacak bir şey bulup, atlatıyorlar zorlukları. Sen niye bu kadar zayıfsın?

hot milk

Kadınlığını keşfetmek…

Genç ve güzel bir kız olarak Sofia’nın başkalarının da dikkatini çekmesine şaşırmamak gerek. Deniz anası yanıklarını gösterdiği, sahildeki küçük kulübede çalışan çocuk kendisine karşı boş değil mesela. Bir de Rose’u götürdüğü hastanede çalışan kız var; erkek arkadaşı olmasına rağmen o da Sofia’ya karşı boş değil. Biseksüelliği denemesi tamam, hatta hoşuma bile gitti ancak tüm bunlara karşı verdiği tepkiler o kadar sinir bozucu ki! Sanki yıllarca bir taşın altında yaşamış ve dünyadan haberi yok. Bir de söz konusu bu kız antropoloji öğrencisi… Nasıl olabiliyor böyle bir şey, benim aklım almadı açıkçası.

Anne-kız ilişkisi

Anne-kız ilişkileri kolay değildir; bunu deneyimlemiş olanlarınız vardır. Bir kız, en büyük kavgaları annesiyle etse de, en zor anlarında yine annesini yanında ister. Sofia’nın Rose’la ilişkisi de buna benzer bir şekilde ilerliyor ancak büyük bir fark var: Sofia, her şey için annesini suçluyor. Annesini tedavi eden Doktor Gomez bile artık dayanamayıp kıza şöyle diyor: “Anneni, kendi hayatını kurmamak için bir kalkan olarak kullanıyorsun.” Nasıl da yerinde bir gözlem, anlatamam! Hatta sonunda doktor, Rose’u boşverip, Sofia’nın ne sorunu olduğunu bulmaya odaklanıyor.

Even, Hot Milk bir kendini keşfetme hikâyesi. Normalde de kafası karışık, hafif depresif, hayatı çözmeye çalışan karakterleri severim ama Sofia bende tam tersi bir etki yarattı. Bunun nedeni de, hayata sarılmamak için çeşit çeşit bahaneler bulması oldu. Bir kere geliyoruz şu dünyaya; oturup sürekli hayıflanmak yerine önüne bakması lazım insanın, değil mi?

 

Follow: