Johnny Sosa’nın Şarkısını kimler duyacak?

Johnny Sosa’nın Şarkısını kimler duyacak?

Johnny Sosa diyor ki: “Ay nid tu bi fri, vit yu andır dı tri, bat ay em en onli men, en onli blek men… yu, beybi”

Uruguay’ı nasıl bilirsiniz? Ben, şahsen, Güney Amerika’da kendi halinde bir ülke olarak biliyordum. Bir ara da, hatırlarsınız, Uruguay’ın Devlet Başkanı Jose Mujica, dünyanın en fakir başkanı olarak haberlere konu olmuştu. 12.000 dolarlık maaşının %90’ını fakirlere ve küçük girişimcilere dağıtan Mujica, Türkiye’de de çok konuşulmuştu…

Uruguaylı yazar Mario Delgado Aparain’in Johnny Sosa’nın Şarkısı isimli kitabını okuduktan sonra Uruguay’ı da, Mujica’yı da biraz daha araştırdım. Ve gördüm ki Mujica ile Aparain’in arasında 14 yaş var; Mujica büyük. Uzatmadan şuraya geleceğim: ikisi de Aparain’in kitabına konu olan dönemi çok ama çok iyi biliyor. Aparain hakkında yeteri kadar Türkçe veya İngilizce kaynak bulamadığım için onu bilmiyorum ama Mujica, 2 kere hapse atılmış ve 6 kere vurulmuş. Uruguay çok kötü günler geçirmiş arkadaşlar anlayacağınız. Ve bence en korkunç kısmı da onların acı günlerinin bizim içinde bulunduğumuz bu günlere çok ama çok benzemesi…

Johnny Sosa, diktatörlüğe karşı ayakta durabilecek mi?

Johnny Sosa’nın Şarkısı, Luis Sepulveda’nın önsözüyle açılıyor. Şilili yazar, Johnny Sosa’nın Şarkısı ile ilk tanışmasını anlatırken, Uruguay’ın belli bir dönemine, buna paralel olarak da kitabın arka fonuna dair ipuçları veriyor. Latin Amerikalı şairlerin en büyüğü, Brezilyalı Guimaraes Rosa’dan bir alıntı yapmış en başta mesela:

“Hikayeler sadece anlatıcının ağzından dökülmezler, onu şekillendirirler de: Anlatmak direnmektir.”

Aparain de direnenlerden. Johnny Sosa karakterini yaratarak, diktatörlük zamanlarında insanların ne pahasına neler kaybettiğini ele alıyor yazar. Gücü elinde tutana yanaşanlar kazanıyor, bir şeyler elde edebiliyor ve zor bela sahip olduklarını kaybetmek istemiyorlarsa da sevdiklerinin gördüğü zulümü izlemek zorunda kalıyorlar. İzlemeyip, karşı çıkmaları durumunda da uğraşarak kazandıkları her şey anında yok olma tehlikesi altına giriyor.

Sepulveda, yine önyazısında şöyle yazmış:

“Uruguay’daki üniformalı barbarlığı kazasız belasız atlatanların sayısı bir elin parmaklarını geçmez, onlar da tek bir hece bile yazmamışlardır; çünkü bir diktatörlük için yazmak isyan etmekle eşanlamlıdır.”

Sırf doğru zamanda, doğru yerde doğmadığı, yaşamadığı için Johnny Sosa’nın başına gelenleri okurken gerçekten tek düşündüğüm “Allahım, çok tanıdık geliyor hepsi!” oldu. Tarih öğretmenlerim, “geçmişi öğrenip ders almak lazım” diye diye, kafama vura vura o kitapları ezberlettiler bana zamanında. Ama kim, hangi tarih kitabından ne dersi almış gerçekten çok merak ediyorum. İnsan hala insan ve geçmişte olan, bugün herkesin “offf ne fenalarmış” diye yorumladığı her şeyi bugün tekrar edenler var. Yine yazı, diktatörlüğe karşı isyan etmek. Yine “ben bunu istemiyorum” demek, nankörlük. Ve yine iyi bir insan olmak, kaybetmek demek…

Bu yazının orijinali canlabirsene‘de yayınlandı.

Johnny Sosa’nın Şarkısı, Her Ülkeden Bir Kitap projesinde Uruguay’a eklendi.

Follow: