Kitap Koala ile kitap okuyarak hayvanlara yardım edebiliriz

Kitap Koala ile kitap okuyarak hayvanlara yardım edebiliriz

Kitap Koala ile annemin Facebook sayfamda paylaştığı, bu video ile tanıştım. “Çok iyi düşünmüşler ya!” diye sevinç çığlıkları atmamın ardından, içinde yaşadığımız bu kirli dünyada ne yazık ki aklım “deli mi bunlar?” sorusuna gitti. Kendileriyle yaptığım yazılı röportajda öğrendim ki deli misiniz, kim uğraşır bu zamanda, bu ülkede bununla diye soran tek ben değilmişim. Soranlara ne diyorlar, biliyor musunuz?

Deliyiz zaten. İyilik için deli gibi çalışıyoruz. Delilik iyidir. Uğraş kısmına gelirsek, siz hiç hayatını kurtardığınız bir hayvanın gözlerine baktınız mı? Bakarsanız eminiz ki şunu dersiniz: “işte bunun için çalıştık ve bu bakış her şeye değer!”

Düşünüyorum da, herhangi bir hayvanın, herhangi bir anda gözlerine bakan bir insan onların da iyi bir hayat sürmeye hakkı olduğunu inkâr edemez…

Ancak ne yazık ki özellikle son zamanlarda haberlerde hayvanların vahşi bir şekilde öldürüldüğüne, kendilerine işkence edildiğine şahit olduk. Gazetecilik okumuş, halkla ilişkiler sektöründe çalışan bir insan olarak bir yanım “artık bunların haber olarak değerlendirilmesi iyi bir şey aslında; eskiden hiç görmüyorduk, şimdi en azından bir bilinç oluşur belki” diyor. Ama sonra bu vahşetlerin sebebi olan insanlarla birlikte kendime de sinirleniyorum çünkü asıl olması gereken böyle şeylerin olmaması!

Kitap Koala ekibine de bunu sordum… Dedim ki, biz ülke olarak neden hayvanlar için iyi bir şeyler yapmakta bu kadar zorlanıyoruz? Cevapları:

Eğer sağlıklı bireylersek, hepimizin içinde [ama az, ama çok] o vicdan cevheri var. Ancak harekete geçmek biraz cesaret işi. Bir de bu “dehşet” dediğimiz kavram tehlikeli bir şey. Dehşet, nefrete evriliyor. Nefret ise saldırmaya… Kurtarma döngüsü bile değil. Kimse nefret ile kurtarmaya çalışmıyor. Önemli olan linç etmek oluyor. Bizde döngü biraz daha farklı. Doğayı sev, insanı sev, hayvanı sev, zor durumda olana şefkat göster ve kurtar. Nefret ile saldırmaya uğraşma. Gereksiz enerji kaybı.

Kitap Koala: “hayvanlar için cesur bir adım attık”

Kitap Koala, çıkış noktasında hayvanlar için harekete geçen bir oluşum olsa da insanlar için de değer yaratacak bir organizasyon kurmak istemişler. Okumanın, insanı geliştirdiğine inanan bir ekip olarak kitap satmaya karar vererek, “insan okusun, insanlık yaşasın” sloganıyla hem insanlık, hem de tedavi ettirdikleri hayvanlar için katma değer yaratmaya odaklanıyorlar.

kitap koala logo

Evlerinde hayvan beslemeye ek olarak sokakta da binlercesine yardımcı olmaya çalışan, hayvan aşığı Kitap Koala ekibi Türkiye’de yeterince kitap okunmadığına dair düşünceme de katılmadı:

Biz Türkiye’de az kitap satıldığını düşünmüyoruz. Türkiye’de e-ticaret siteleri günde toplam 40.000’e yakın sipariş alıyor. Bu da neredeyse günde 100.000, ayda 3.000.000 kitap demek. Bu sadece internet satışı. Biz eğer günde 1.000 siparişe ulaşırsak, çok büyük kaynak yaratabileceğiz.

Kitap Koala ekibine göre internet üzerinden kitap satmanın avantajları arasında yurtdışından üretim rekabeti olmaması, kalitenin daha standart ve diğer e-ticaret sitelerine göre operasyonun nispeten daha kolay olması var ama tabii ki onların odaklandığı en önemli yanı sosyal fayda oluşturan bir operasyon olması. Okuyucu oldukları için kitapları tanıyan bu ekip, her kitap kurdu gibi kitaplar söz konusu olduğunda “dokunmak hoşumuza gidiyor” diyor.

Kitap okuyarak hayvanları kurtarabiliriz

Kitap Koala’nın şimdiye kadar olumlu tepkiler aldığını ve giderek artan bir hayvan sever kitlenin kendilerini desteklediğini duymak beni inanılmaz mutlu etti; hatta her şeye rağmen içimi umutla kıpraştırdı diyebilirim. Bu alanda öncü olacaklarına inanan Kitap Koala, “sistemimiz çalıştıkça, fayda hedefli bir çok oluşum ortaya çıkacaktır” diyor ve şöyle devam ediyor:

Eğer bugün Karl Marx yaşasaydı, ‘artık değer’in hayvanların tedavisine gittiğini görseydi kapitalizmi eleştirmezdi. Komünizm yerine bile bu sistemi önerebilirdi.

Hayvanlara yardım etme ve bunu yaparken insanlara da değer katma hedefini sürekli geliştiren Kitap Koala, başta bir hayvan ambulansı hedefi ile yola çıkmış. Sistemleri henüz kâra geçmemiş ancak geçer geçmez büyük yatırımlara başlayacaklar. Bu dönemde, henüz kâr etmiyor olmalarına rağmen ayda 5.000 TL bütçeyla Patirail grubu ile çalışıyorlar. Tedaviye ihtiyacı olan hayvanların klinik ve barınma operasyonlarını Patirail organize ediyor ve ilgili masrafları Kitap Koala karşılıyor.

kitap koala patirail

Uzun vadeli hedefleri ise klinik ve barınak kurmak. Öncelikli hedefleri arasında ise ülke genelinde bir veteriner ağı ve temsilcilikler kurmak yer alıyor. Bu sayede sadece İstanbul’da değil, ülke genelinde faaliyet gösterebilecekler; yani, Konya’da bulunan yaralı bir kedi, o şehirdeki Kitap Koala anlaşmalı veteriner tarafından tedavi edilebilecek.

Sarılmak, en iyileştirici temas iletisi

Adını, dünyada adaptasyonu en düşük olan ve okaliptusa sıkı sıkı sarılan koaladan esinlenerek alan Kitap Koala, sarılmanın doğal bir ihtiyaç olduğunu, genetiğimize kodlandığını, hepimizin birbirimize dokunmaya psikolojik anlamda ihtiyacı olduğunu ve sarılmanın “en iyileştirici” temas iletisi olduğunu belirtiyor. Ben, artık telefonlarımıza bakmaktan bırakın sarılmayı, birbiriyle konuşmaya bile tenezzül etmeyen insanlara dönüştüğümüzü düşünüyorum açıkçası. Bu beni üzüyor ve korkutuyor. İyice bencilleştiğimiz için de suçluluk duygumuzun azaldığını, kendimize dönüp bakmadan başkalarını suçlamaya başladığımızı ve bu nedenle de gerek hayvan, gerek insan olsun, başkaları için iyilik yapabilme kabiliyetimizi iyiden iyiye kaybetmeye başladığımıza inanıyorum.

Kitap Koala kurucularından Umut Kısa, YouTube’da izlediğim bir TEDtalk konuşmasında “suçluluk duyuyorsanız, iyi insansınız” diye bir alıntı yapmış. “Bana pek çok insan etraflarında gerçekleşen kötü olayları durduramadıkları için suçluluk duyuyormuş gibi gelmiyor” dediğimde Kitap Koala’nın karşılığı şu şekilde oldu:

Suçluluk duymak bir bilişsel farklılık oluşması durumudur. Yani, düşündüğünüz başka, yaptığınız başka ise suçlu hissedersiniz. Bir şeyin suç olduğunu düşünüyorsanız, suçluluk duyarsınız. Örneğin, eğer bir sinek öldürme ilacı yapan şirkette çalışsaydınız, suçluluk duyar mıydınız? Ben, duyardım. Bir şeyin suç olduğunu düşünmezseniz, suçluluk duyamazsınız. O yüzden herkes bildiği şekilde davranır ve yaşar. Eğer bir Müslümansanız, namaz kılmadığınız için suçluluk duyabilirsiniz ya da duymazsınız. Ama eğer suçluluk duymuyorsanız, bu sizde biyolojik ve zihinsel bir hastalık olduğunu gösterir. Çoğumuz için “iyi” olmanın bir tanımı vardır. Bu ‘iyi’ye suçluluk duygusu ile ulaşırız. Suçluluk acısından kaçtığımız için iyi oluruz. Gerçek ‘iyi’ olma durumu bu değildir ama o üst mertebeye buradan geçilerek gidilir.

Kitap Koala’nın “mutluluk” tanımının da bu açıklamaya paralel olmasına hiç şaşırmadım…

Kitap Koala’ya göre, “isteklerinizle bulunduğunuz nokta ne kadar yakın ise mutluluk da o kadar mümkün. Hayaller, hayatlar mevzuu yani.” Onlar da ekip olarak hayvanlara yardım edebilmeyi hayal etmişler ve şimdi de işlerini mutluluk ve aşkla yapıyorlar. Kitapların insanları istedikleri noktaya yaklaştırabilen araçlar olduğuna inanan Kitap Koala ekibi, mutluluklarına kitapların ve okumanın katkısının da epey büyük olduğunu belirtiyor.

Kitap Koala, gerçekten “iyi insanlar kitapları ve hayvanları sever” teorimi doğruluyor. Hatta doğrulamakla kalmayıp, bunu hayata geçirdikleri için de kendilerini tebrik ediyorum. Bundan sonra bu blogdan çıkan tüm kitap linkleri sizi Kitap Koala’ya götürecek. Ben de Türkçe kitapları başka yerden almayacağım. Umarım bu yazıyı okuyan herkes de böyle yapar. Düşünsenize; biz böyle bir oluşum kuramasak da KİTAP OKUYARAK HAYVANLARA YARDIM EDEBİLİRİZ!

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir