Kitap kurdu problemleri #28: İşe gitmek

Kitap kurdu problemleri #28: İşe gitmek

Bir kitap kurdu, her fırsatta elindeki kitaba geri dönmek ister. Hele ki söz konusu kitap iyice heyecanlandırmaya, merak uyandırmaya başlamışsa. Ama her güzel şeyin olduğu gibi, kitap okumanın da önünde bazen engeller olabiliyor. Mesela; işe gitmek!

İşe gitmek… Okula gitmek… Herhangi bir randevuya gitmek zorunda olmak… Yataktan ya da kitap okuduğunuz koltuktan kalkmanız gerekmesi… Bunların hepsi çok zor şeyler. Neden derseniz, bazen öyle bir kitap denk gelir ki, ilk sayfadan itibaren elinizden bırakmak istemesiniz. Yemek yaparken, yerken, bakkala gidip gelirken, tuvalete giderken okumaya devam edersiniz; hatta suyun altında okuyamayacağınız için duş almayı bile ertelersiniz. Sizi zorla dışarı çıkarmaya çalışan arkadaşlarınıza atarlanır, telefonlara bakmaz, kapı çalsa açmazsınız…

Ancak tam günlük (hatta bol mesaili) bir işte çalıştığınız zaman, sabah erken kalkıp, gece geç yatmanız ve aralarda da yine işle ilgili bir şeylere odaklanmanız gerekiyor. Halbuki elinizdeki kitap, özellikle de heyecanlı bir yerlerine gelmişseniz, aklınızdan bir türlü çıkmıyor. Tüm istediğiniz bir yerlere kıvrılıp, kimse sizi rahatsız etmeden okumaya devam etmek oluyor. Buyrun, size kitap kurdu problemleri…

Rastgele bilgi arası:

Hem yazar, hem kitap kurdu Victor Hugo çalışmak hakkında şöyle diyor:

Çalışma uçup gidebilen bir alışkanlıktır; bırakması kolay, yeniden başlaması zor bir alışkanlık. Victor Hugo

Kitap kurdu problemlerine çözüm bulunabilir

Siz kitap kurdu okurlar bu durumda ne yapıyorsunuz?

Şahsen ben nereye gidersem gideyim, kitabımı yanımda taşıyorum. Okuma süreci bir aksilik olmazsa şu şekilde ilerliyor:

  • Otobüse bin: 30 dk kitap okuma süresi
  • Metrobüse bin: 30 dk kitap okuma süresi (sayfaları çevirmek inanılmaz zor ama yılmamak lazım)
  • Otobüse bin: 10-20 dk’lık (trafiğe göre) okuma süresi

Akşam da bunun tam tersi ama bir fark var: iş yerimden iki şahane kadınla birlikte dönüş yollarına düştüğüm için öncelikle bir gıybet süresi var. O yüzden kitap metrobüsten-ev arasında okunuyor.

Geceleri de işlerim biter bitmez kendimi yatağa atmayı ve gözlerim yanana kadar kitap okumayı tercih ediyorum.

Zamanım yok demeyin; her an her yerde okunabilir. İster inanın, ister inanmayın; bu şekilde haftada bir kitap bitiriyor insan valla.

Follow: