Korku romanları seven varsa Andres Barba ile tanışsın!

Korku romanları seven varsa Andres Barba ile tanışsın!

Korku romanları denince benim aklıma ilk önce Stephen King, Clive Barker, H.P. Lovecraft ve V.C. Andrews gibi isimler geliyor. Ancak düşünüyorum da, İspanyollar bu konuda cidden çok iyi! Şimdiye kadar kitap olarak elime geçmedi korku romanları yazan İspanyol yazarlar, ancak El Orfanato (Yetimhane) ve Rec gibi filmleri izleyince epey tırstığımı çok net hatırlıyorum. Baştan şunu da söyleyeyim, korku romanları denince saldırgan köpekler, oradan buradan hortlayan hayaletlerden çok, ‘psikolojik gerilim’ türündekiler daha bir asabımı bozuyor benim. İspanyol yazar Andres Barba’nın Such Small Hands (Ne Kadar Minik Eller) isimli, kısa romanı da tam böyle bir hikâye.

Korku romanları, çocuklarla daha korkunç oluyor

Evet, korku romanları söz konusu olduğunda işin içine çocuklar girdiğinde gerilim daha bir geriyor! Such Small Hands’de de durum böyle; o da El Orfanato gibi bir yetimhanede geçiyor. Açılış cümlesi ve ana karakterimiz Marina’nın “başıma bu geldi” derken motomot tekrarlayacağını göreceğimiz cümle de şöyle:

Her father died instantly, her mother in the hospital.

Yani, “babası anında, annesi hastanede öldü.” Durum böyle olunca, 7 yaşındaki Marina kendini psikiyatristinin “çok güzel bir yer” diye tanımladığı bir yetimhanede buluyor. Yanında da kocaman gözleri olan, onun adı da Marina olan oyuncak bebeği var. DAHA ŞİMDİDEN GERİLMEDİNİZ Mİ?

Yetimhanedeki diğer kızlar Marina’ya bir yandan tapıyor, bir yandan da ondan ürküyor ve hayatını zehir etmeye odaklanıyorlar. Anlayamıyorlar kızı çünkü; hem yanında sürekli bebek gezdiriyor, hem soğuk görünüyor, hem de sanki hiçbir şey umrunda değilmiş, hiçbir şeyden etkilenmiyormuş gibi davranıyor Marina. Korku romanları derken alın size karşınıza çıksa düşüp bayılacağınız bir ana karakter!

Bir grup kızın arasına düşen herkesi korku sarar; değil mi?

Yaşları da çok küçük olduğu için kızlar pek çok rahatsızlıklarını, korkularını sözlerle değil, aksiyonlarla ortaya koyuyorlar. Yetim olsak da, olmasak da çocukluğumuzda duyduğumuz korkuların çoğunu pat pat önümüze koymuş Barba. Bunlar ne derseniz… Bir gruba girmek zorunda kalınca sevilmeme, dışlanma korkusu; başkalarının oyuncaklarından bize alınmaması korkusu, yatağın altından veya dolaptan çıkma ihtimali olan canavarlar, yetişkinlerin sürekli bir şeylere cırlayabilecek olma riski, canımızın yanması, oramızın buramızın yara olması korkusu mesela…

Dediğim gibi, korku romanları denince bildiğimiz, tanıdığımız yerlerden beynimize ve kalbimize vuranlar daha bir gerilim yaratıyor. Barba da bunu Marina’nın canlanan oyuncak bebeği Marina ile çok ama çok iyi bir şekilde başarmış. Spoiler vermemek için nasıl yaptığını söylemeyeceğim ama şu alıntı biraz fikir verebilir:

Dolls are dried up and empty, and they hardly speak, and their bodies are heavy with sleep and they’re silly.

Yani, “oyuncaklar bebekler kuru ve boştur, neredeyse hiç konuşmazlar, vücutları uyku ile ağırlaşmıştır ve salaklardır.” Marina, etrafındaki kız çocuklarını da böyle görüyor diyor ve susuyorum. Korku romanları listesine ekleyen olursa şimdiden iyi gerilmeler!

korku romanları andres barba yazar

Tanıtım Yazısı

“Every once in a while a novel does not record reality but creates a whole new reality, one that casts a light on our darkest feelings. Kafka did that. Bruno Schulz did that. Now the Spanish writer Andres Barba has done it with the terrifying Such Small Hands.”—Edmund White

Life changes at the orphanage the day seven-year-old Marina shows up. She is different from the other girls: at once an outcast and object of fascination. As Marina struggles to find her place, she invents a game whose rules are dictated by a haunting violence. Written in hypnotic, lyrical prose, alternating between Marina’s perspective and the choral we of the other girls, Such Small Hands evokes the pain of loss and the hunger for acceptance.

Such Small Hands, Her Ülkeden Bir Kitap projesinde İspanya’ya eklendi. 

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir