Röportaj: Deli Hastanesi

Röportaj: Deli Hastanesi

Sizi “Kaçıklar! Deli hastanesine hoş geldiniz.” diye karşılayan bir yer olduğunu biliyor muydunuz? Ben yakın zamanda öğrendim ve kendilerini takdir ettim— her ne kadar normalde “yok canım, ben deli değilim!” diyerek dikkat çekmeye çalışmasak da, Deli Hastanesi’nin bu seslenişi “buyrun, benim!” diye haykırma hissi uyandırıyor insanda. “Nedir bu Deli Hastanesi, neymiş tedavisi?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim…

Cevabı basit aslında: “batırın gitsin gemiyi.” Yazılarını paylaşmak isteyen bir kaç yazarın bir araya gelişiyle ortaya çıkan Deli Hastanesi, kendilerini içi ağzına kadar su alan gemileri yüzdürmeye çalışanlar, kendileri boğulsa dahi o insanları limana ulaştırmaya çalışanlar; iyi bir insan olmak konusunda iyi, ancak kötü olma konusunda mükemmel insanlar; sussalar kendilerine katlanamayan, konuştuklarında ise intiharın eşiğine gelenler; avaz avaz susup, bağıra bağıra yazanlar olarak tanımlıyor. Ve avaz avaz yazıyorlar da gerçekten!

Ayrıntıları, Deli Hastanesi blogunun yöneticisi, Prof. Dr. Dezz Jargo rumuzlu Muhammet Özdemir anlatıyor…

deli-hastanesi-dezz-jargoKendinizden biraz bahseder misiniz?
Öncelikle teşekkür ederim. Belirtmek isterim ki; Deli Hastanesi olarak sizin ile röportaj yapmaktan oldukça mutluyuz. Bünyemizde bir çok yazar barındırıyoruz. Kadromuz ise günden güne genişlemekte. Bir çok benzeri kuruluşun aksine okuyucu bazlı değil, yazar bazlı çalışıyoruz. İlkemiz her bireyin içindekileri kısık sesle dahi olsa duyurması. Okuyucuya müşteri gözü ile değil de, kadromuza dahil bir yazar gözü ile bakıyoruz. Dergimizde ve sitemizde okuyucularımıza ait yazıları da görebilirsiniz. Yeraltından geliyoruz. Yani yazdığımız ve yaptığımız şeyleri bu isim altında toplayabiliriz…

Deli Hastanesi fikri nasıl ortaya çıktı? Özellikle ismi nasıl bulduğunuzu çok merak ettim; yazarlar deli mi yani? 🙂
O dönem bir çok blog sitem bulunuyordu. Hatta “Deli Hastanesi” adını ilk bulduğumda imla hatası yapmıştım. İlk kuruluşu “Deli Hastahanesi” olarak olmuştu. Daha sonra bunun bir imla hatası olduğunu fark ettiğimizde hemen müdahale etmiştik. Blog, site işlerine ilk giriştiğim zamanlar aklımda hep bir yazar kadrosu oluşturma hayali vardı. Bir kaç deneme sonucu başarısızlığa uğruyordum. “Deli Hastanesi” adı ile yola çıktığımda çok daha hızlı bir şekilde yol aldık. Bu benim için oldukça şaşırtıcı olmuştu. Yazarlarımızın ‘Deli’ olduğu konusuna gelecek olursak; aslında bu konu oldukça çetrefilli. Her ne kadar yazarlarımıza ‘Doktor’ ünvanını veriyor olsak da, yaptıkları, yazdıkları şeyler bir akıllı işi değil.

Şu anda hikâyelerini paylaşan kaç yazar Deli Hastanesi’nde? Aranıza katılıp, kendi yazılarını paylaşmak isteyenler olursa nasıl bir yol izlemeliler?
Ben dahil olmak üzere; sekiz kişiyiz. Aramıza katılmak gerçekten çok basit. Bilirsiniz, bir ‘Deli’nin halinden, ancak başka bir ‘Deli’ anlar biraz tanıtıp, içindeki haykırışı kaleme aldığı bir yazıyı bizimle paylaşmaları yeterli.

Neden tüm yazarların rumuzunun önünde “Dr.” ifadesi var?
Her birimiz ‘Doktor’ ünvanı taşıyan, gemileri batmış insanlarız aslında. ‘Doktor’ ünvanı taşımamızın sebebi, aslında birazcık genel. Şöyle açıklayabilirim; psikolojik bir rahatsızlığı olan herhangi bir birey, bir psikoloğa veya psikiyatriste gittiğinde, pek de önemsenmez. Yaşadıklarını rahatça ifade edemez. Dolayısı ile kendini tam olarak anlamış, anlatabilmiş ve ifade edebilmiş sayılmaz. Bizim bu ünvanı kullanmamızın nedeni tam olarak bu. Standart ‘doktor’ kalıbına uymuyoruz. Az önce de belirttiğim gibi; bir ‘Deli’ nin halinden ancak başka bir ‘Deli’ anlar.

Yazıyorsunuz, evet, peki okur olarak nasılsınız? Size yazmak için ilham vermiş olan birkaç kitap/yazar önerir misiniz?
Kendimizi iyi bir okur olarak veya yazar olarak adlandırırsak ukalalık olarak karşılanabilir. O nedenle bu soruya yanıt vermek istemiyorum. Bize ilham veren yazar değil de, bana ilham veren yazar tüm bunları yapmaya başladığımda “Halil Cibran” olmuştu. O dönem gerçekten etkilenmiştim.

Okuduğum kadarıyla biraz efkar, biraz isyan gördüm yazılarda. Bir karanlık var gibi yani… Bu sizin için bir tür terapi mi?
İnsanlar çoğu zaman bizim yazdığımız şeyleri yaşıyor oluyorlar. Biz onların içinde yaşamalarını istemiyoruz. Her okuduğu satırda kendini bulmasını veyahut “böyle insanlar da varmış” demesini hedefliyoruz. Eğer insanlar böyle insanların olduğunu görürlerse, onları o hale getiren insanlardan olmayacaklarını ümit ediyoruz.

deli-hastanesi-dergi

Tanıtım yazısını temel alarak… gemileri batıranlar için bir ışık var mı, yoksa “batsın gitsin” diyerek mi devam edeceğiz hayata?
Vurgulamak istediğim husus şudur; insanlar gündelik hayatta en yakın arkadaşından bile beklenmedik şeylere maruz kalabiliyor. Tanıtım yazısının deyimi ile sizin içinde olduğunuz gemiyi batırabiliyorlar. Biz ise o gemiden nasıl sağ çıkabileceğinizi, kendi içimizde yaşadıklarımızla örnekliyoruz. Yani sizin de söylemiş olduğunuz gibi, sokak ışığından farksızız. Sokağımızdan geçen tüm herkesin yolunu aydınlatıyoruz.

Yazılara gelen yorumlar nasıl?
Çok güzel yorumlar aldık. Bir çok destekleyenimiz oldu. Sitemiz üzerinde ise özel sebeplerden dolayı bir süredir yorumlar kapalıydı. Sizlerin ve takipçilerinizin de yorumlarını bekliyor olacağız.

E-derginizi nereden, nasıl okuyabiliyoruz?
Sitemiz üzerinde “Menü” kısmından okumak istediğiniz sayıya ulaşabilirsiniz.

Deli Hastanesi’nin yol haritası, bundan sonraki hedefleri neler? 
Şu an ilk hedefimiz, dergimizin basımını gerçekleştirerek belirli lokasyonlara dağıtmak. Blogu geliştirmek için de elimizden geleni yapıyoruz. Hedefimiz; ulaşabildiğimiz kadar fazla insana ulaşmak, aramıza katmak. Dışarıya susarken, içlerinde fırtınalar kopan insanları bir çatı altında, ‘Deli Hastanesi’ adı altında toplamak. Hastane’mizin kapısı herkese açık.

Blogu, www.deli-hastanesi.com adresinde ziyaret edebilirsiniz.

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir