Sarah Crossan – Tek: Bu dünyanın ‘normal’ tanımı çok saçma!

Sarah Crossan – Tek: Bu dünyanın ‘normal’ tanımı çok saçma!

İtiraf: kitabı okumamın öncesinde Sarah Crossan – Tek tanıtım yazısını bile ayrıntılı okumadım. Sevgili Yabancı Yayınları’na “lütfen bunu yollayın banaaaa!” diye gitmemin nedeni, aşağıdaki alıntıyı görmemdi:

Platon herkesin bir zamanlar bir başkasına yapışık olduğumuza inanıyormuş,” dedim. “Hepimizin dört kolu, dört bacağı ve bir kafada iki yüzü varmış ama tanrıları al aşağı edebilecek kadar güçlüymüşüz. Bu yüzden tanrılar bizi ortadan ikiye bölüp ruh ikizlerimizden ayırmışlar ve sonsuza dek öteki parçamız eksik yaşamaya mahkum etmişler.

Ruh ikizlerine inancım hep içten içe, bir seviyede olsa da, ortaokul yıllarımda Platon’un bu düşüncesi ile tanışınca doğru bir şeye inandığımdan emin olmaya başladığımı hatırlıyorum. Aşk-meşk anlamında ruh ikizimi henüz bulamadım ama yaşım ilerledikçe görüyorum ki arkadaşlık, dostluk ve kendinize onlarla birlikte kurduğunuz bir “aile” söz konusu olduğunda insanın birden çok ruh ikizi olabiliyor; her ne kadar sayıları çok az olsa da karşıma ruh ikizim diyebileceğim insanlar çıktığı ve hala hayatımda oldukları kendimi çok ama çok şanslı hissediyorum…

#🇺🇸Lately, this is me on Fridays as soon as I get home: too tired to do anything, but I somehow work up the energy to #read. It would be very helpful I could get these pillows to write my blog posts! Right now I’m #reading “One” by Sarah Crossan, and I can’t put it down. And as I read, I keep singing Hedwig and the Angry Inch’s “Origin of Love” to myself. Do you associate music with #books too? #🇹🇷Özellikle son zamanlarda cumaları eve varır varmaz bu koltuğa devriliyorum. Yorgunluktan mutfağa gidip su almak bile zor geliyor ama bir şekilde #kitap okuyacak gücü buluyorum. Şu yastıklar #blog yazılarımı yazabilse ne kadar iyi olurdu! Şu anda Sarah Crossan – Tek okuyorum ve elimden bırakamıyorum. İçimden de Hedwig and the Angry Inch müzikalinden “Origin of Love” şarkısını mırıldanıyorum. Siz de okurken hikayeleri şarkılarla özdeşleştiriyor musunuz? #bookstagram #igreads #bookblogger #kitapkurdu #okumahalleri #TGIF #amreading

A post shared by Zimlicious – Kitap Blogu (@zimliciousbooks) on

Sarah Crossan, aklımı ve ruhumu çok farklı yerlere götürdü

E tabii şimdiye kadar Platon’un bu düşüncesinin mecazi anlamlarını çözmeye çalışan biri olarak kitaptan yapışık ikizler beklemiyordum. Ancak karşıma çıkan tam da bu oldu: Grace ve Tippi, yapışık ikizler. Bedenlerinin üst kısmı ayrı ancak belden aşağıları aynı uzuvları paylaşıyor. Bu nedenle çoğumuza kolay gelen yürümek, giyinmek, yıkanmak, spor yapmak gibi aktiviteler aslında onlar için çok zor olabiliyor. Fakat onlar buna alışmışlar; tüm zorluklara rağmen birbirlerinden ayrı kalmayı düşünemiyorlar bile.

Bir de şöyle bir gerçek var: ergenlik, en ‘normal’ olanımız için bile kolay değil. Grace ve Tippi de bedenleri bir olsa da iki farklı insan olduklarından aralarında anlaşmazlıklar da oluyor tabii; bu açıdan normal iki kız kardeşten tek farkları, trip atmak istedikleri veya anlaşamadıkları zaman birbirlerinden ayrılıp, kapıları vuramamaları. Mesela, Tippi daha fazla yemek yemeye başladığında Grace kilo aldığı için sinir oluyor. Diğer yandan, Tippi içki ve sigara içmek isterken, Grace kendi bedeninin sadece kendisinin olmasını ve kontrolünün de kendisinde olmasını dilerken buluyor kendini…

Dünyanın ‘normal’ tanımı cidden çok saçma

Sarah Crossan, tüm kitabı şiir formatında yazmış ve bu çeşitli bölümlerin üzerinde biraz durup, düşünüp, sonra devam etmek konusunda yardımcı oluyor okura. Bu tip küçük, normalde aklımıza gelmeyecek ayrıntılar Grace ve Tippi için hayatın gerçekten ne kadar zor olduğunu ortaya koyuyor. Dışarıdan bakan insanların onları “ucube” olarak görmesini geçiyorum bile… Düşünsenize; tek yapmak istediğiniz biraz yalnız kalıp müzik dinlemek veya kitap okumak ama her zaman yanınızda taşımanız gereken birisi var. İlk aşk, ilk bakışmalar, ilk öpüşmeler bile yeterince gerginken, bunları yapmaya kalktığınızda yanınızda, size yapışık birinin olmak zorunda olması nasıl bir histir?

sarah crossan kitap tek yabancı yayınlarıİşte Sarah Crossan, tüm bunları okura geçirmekte oldukça başarılı. Çok fazla meşhur yapışık ikiz var; onların filmlerine, şovlarına aşinayız belki ama gerçekte neler çektiklerini hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Hepimiz, hayatımızın belli bir noktasında kilomuz fazla veya burnumuz büyük veya boyumuz çok kısa diye alaylara, görünmezmişiz gibi davranılmasına maruz kalmışızdır. Toplumun (ki bu sadece Türkiye’yle de sınırlı değil ne yazık ki) “normal,” “güzel,” “kabul edilebilir” tanımları o kadar sınırlı ve gerçek dışı ki, çoğumuz bu tanımların dışında kaldığımız için hayatımızın belli dönemlerinde üzücü olaylarla karşı karşıya kalabiliyoruz…

Sarah Crossan, hem araştırmasını iyi yapıp, hem de hayal gücünü konuşturabilen nadir yazarlardan biri bence. Formatından dolayı da Tek’i okuması da çok kolay; şıp diye bitireceksiniz. Ancak ağlatıyor; uyarmış olayım. Vallahi ağlatıyor!

NOT: Zamanında Sarah Crossan’ın ‘Nefes’ isimli kitabını da okumuşum; şimdi fark ettim! O da değişik bir kitaptı; serinin devamını okumadım ama ilk kitabı tavsiye ederim.

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir