Kitap Yorumu

Silüetler Atlası Anadolu – Feyyaz Alaçam

alternatif metin

Feyyaz Alaçam, Anadolu’yu gezerken çok güzel anılar biriktirmiş. Bunları da büyülü kalemiyle Silüetler Atlası Anadolu’da bizlerle paylaşmış. Okudukça, bisiklete atlayıp, başını alıp gidesi geliyor insanın.

Türkiye’yi bisikletiyle gezen, özgür bir ruhmuş Feyyaz Alaçam. Ben kendisiyle Silüetler Atlası Anadolu isimli kitabıyla tanıştım. Meğer Silüetler Atlası Anadolu kendisinin 3’üncü kitabıymış, daha önceden Yol ve Bazı Kuşlar isimli iki kitabı daha yayınlanmış. Haliyle, kendisini tanımayan biri olarak ne bekleyeceğimi bilmeden giriştim Silüetler Atlası Anadolu’ya. Arka kapaktaki yazıyı okuyunca merak etmemek imkânsız zaten!

“Yarısı kırık bir briketin üzerinde oturuyorum şimdi, üstelik kıçı göğe çevrilmiş bir kovanın güvencesinde olan adaçayım, usul usul demlenmekte. Barakanın içerisinde ötüşüp duran iki kanaryayı salacağım tutuyor bir de, zorluyorum kendimi. Öleceklerini biliyorum, açamıyorum kafesin demirini…

Bir ben yol alıyorum göğe…

Barakamda iki kanarya

Kanıyor öyle…”


Kanaryalar neden kanıyor?

Ne barakası? Ne kanaryası? Ne kafesi? Kafamda böyle sorularla girişince Silüetler Atlası Anadolu’ya, baktım ki Feyyaz Alaçam çok güzel yerler gezmiş, çok güzel insanlar tanımış ve tüm bunları çok güzel kelimelerle anlatmış. Türk insanının bilgeliği, yaşamışlığı, misafirperverliği, yardımseverliği, hoşsohbeti ve iyi niyetiyle dolu bir kitap! Okudukça insanın bisiklete atlayıp, kendini Karadeniz’e doğru koyuveresi geliyor açıkçası.

Kısa kısa, kurgulanmış gerçeklerin arasında beni en çok etkileyenlerden biri “Domuz Öldüren (1/8 Vuruşluk Nota)” oldu. Bir minik domuza karşı 8 koca insan… Alaçam’ın onların gözlerindeki, içlerindeki öfkeyi betimleyişi… Bu minik domuzdan ne istediklerini, onu öldürdüklerinde ellerine neyin geçeceğini sorgulayıp durması… “Bunlar insansa, ben neyim?” duygusu… Ve sonunda şöyle bir karara varması:

“Sanırın en kısa sürede insanlıktan çıkmayı başarmalıyım. Yoksa bir canlıyı öldüresim tutacak.”

Altı çizilesi satırlar

Hazır bu alıntıyı vermişken, deftere geçirdiğim diğer üçünü de vereyim diyorum:

Ruzgâr Çancı Çocuk’tan:

“Işığın kaynağı güneş değildir, ışık, insanın içinde yayılır evrene.”

Ateş Kralı Bayram Ağa’dan:

“Hem yaşamak, ateş yakmaktan başka nedir ki?”

Veysel’in Kahverengisi’nden:

“Bi’ dakka usta! Şimdi duman olma vaktidir.”

Silüetler Atlası Anadolu’yu okuma listesine alan herkese şimdiden iyi yolculuklar!

You Might Also Like