Sonsuza Dek, Ayrı

Sevdiğim “chick lit” kitapları var elbet ama genelde çok haz aldığım, tercih ettiğim bir tür değil bu. Beğendiklerim de Sonsuza Dek, Ayrı gibi duygusal olanlar değil, daha komik, eğlenceli olanlar oluyor genelde. Sonsuza Dek, Ayrı’yı tamamen merakıma yenik düşerek (ki bu bana çok oluyor farkındaysanız) okudum— ana karakter Elsie’nin daha yeni evlendiği Ben’i nikahtan yalnızca dokuz gün sonra kaybetmesi daha okumaya başlamadan kendimi ana karaktere yakın hissetmemi sağladı. Üniversitede, nişanlısını trafik kazasında kaybetmiş birisi olarak bu durumla kendim nasıl başa çıkmıştım hayal meyal hatırlıyorum; ki üzerinden sekiz yıl geçmiş olmasına rağmen arada bir onu hatırlayarak, çok zor geçen günler, haftalar, hatta aylar oluyor. Yalnız olmadığınızı hissetmek, “bu yalnız benim başıma mı geldi; kimse anlamıyor” hissine kapılmak dünyanın en kötü şeyi. İşte bu yüzden Elsie’nin hikayesini inanılmaz merak ettim.

7ceda107-5950-480b-802f-7059e4f16d40

Elsie, bir akşam pizza alırken “serendipitous” bir şekilde tanışıyor bir kaç ay içerisinde kocası olacak Ben’le. Önce ne olduğunu anlamayarak görüşmeye, sonra flörtleşmeye başlıyorlar ve sonra da açık açık birbirlerine deli gibi aşık olduklarını görüyoruz. İlk bakışta aşka değil, ihtirasa inanan bir tipim ama altı ay bence birinin sürekli yanınızda olmasını istemenize yetecek bir süre, özellikle Elsie ve Ben’in görüştüğü kadar sık görüşür ve birbirinizi gerçekten tanımaya başlarsanız. Elsie de, Ben de sevilecek, tatlı tipler. Hele ki Elsie’yi tüm kitap kurtları sevecektir çünkü kendisi bir kütüphanede çalışıyor. Ben’in ise “gizli zevkleri” arasında genç yetişkin kitapları okumak yer alıyor. Anlayacağınız, yazar Taylor Jenkins Reid, okurların önemseyeceği karakter oluşumu konusunda oldukça başarılı.

Ben’in trafik kazasında öldüğünü söyleyerek spoiler verdim sanmayın bu arada; kitabın en başlarında olan bir olay bu ve tanıtım yazısında da bu durum belirtiliyor zaten. Sonsuza Dek, Ayrı’da da Elsie ve Ben’in tanışmasından başlayan bölümler ve Ben’in ölümünden sonrasını anlatan bölümler arasında gidip geliyoruz. Böyle bir durumda hayatınızı “normal” bir şekilde idame ettirmeniz gerçekten zor ve Elsie de bütün bu zorlukları yaşıyor. Hatta öyle zor durumda ki ister istemez hep yanında olan, en iyi arkadaşı Ana’ya patlıyor sürekli; şanslı ki kız halden anlıyor ve onu yalnız bırakmayı reddediyor. İşler, Ben’in annesinin ortaya çıkmasıyla iyice sarpa sarıyor çünkü Ben’in kadına Elsie’den bahsetme fırsatı bulmamış, daha yeni evlendikleri için Elsie’nin Ben’in karısı olduğunu kanıtlayacak bir evlenme cüzdanı bile yok.

eyS-kZ9-

Benzer türdeki pek çok kitapta olduğu gibi, Sonsuza Dek, Ayrı’da da mutlu sonla karşılaşıyoruz. Öyle çiçekler arasında, çimenlerde zıplıyorum türü bir mutluluk değil bu tabii ama en azından kitabın sonunda Elsie ve Ben’in annesinin arası düzelmiş, Elsie Ben’in ölümünü kabullenmiş oluyor. Ne yazık ki kitap tahmin ettiğim kadar duygulandırmadı, etkilemedi beni. Sanırım bu, benzer bir olayı birebir yaşamam nedeniyle oldu. Eğer gerçek bir deneyimim olmasaydı, okurken hüngür hüngür ağlardım, kim bilir?

★★

Follow:

3 Comments

  1. sena
    20 Ekim 2015 / 16:36

    sonunu yazmasaydınız??

  2. Ayla Sarıoğlu
    1 Kasım 2015 / 15:31

    Kitabın sonunu niye yazdınız ki,almayı düşünüyordum,madem ölüyor okumanın ne anlamı kaldı ki?

    • 1 Kasım 2015 / 16:23

      Kitabın sonunu yazmadım; daha başından öldüğünü öğreniyorsunuz Ben’in. Hikaye sondan başa doğru akıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir