Virginia ile Vita

Virginia ile Vita

Virginia Woolf’a biraz hakimseniz ve özellikle Orlando’yu okuduysanız, Vita Sackville-West’in kim olduğunu çok iyi biliyorsunuz. Virginia ile Vita, bu iki kadının aşk hikâyesinden “edebiyat tarihindeki en uzun ve büyüleyici aşk mektubu”nun nasıl doğduğunun yolculuğu…

Virginia Woolf, her zaman yazdıklarından çok kendi hayatıyla ilgimi çeken bir kadın oldu. Özellikle depresyona yatkın olması, ruhsal ve akli bozukluklarla yaşıyor olması ve bunları yazıyla dengelemeye çalışması ilginç geldi hep. Virginia ile Vita da Virginia Woolf’un Vita isimli bir kadınla yaşadığı aşkı ve bu sayede Orlando’yu yazış sürecini konu alıyor.

Pazar… #books📚 #bookstagram #kitap #okumahalleri #canlabirsene #canyayınları

A post shared by Simay Yildiz (@neurotoxicdoll) on

Virginia ile Vita’nın hikâyesini başkası yazsa daha iyi olabilirdi…

Heyecanla başladım, hüsranla bitirdim diyebilirim. Hüsranın nedeni ise Orban’ın konudan kopuk, yüzeysel anlatımıydı. Her ne kadar kitap gerçeklere (mektuplar, vs.’lerden faydalanarak) dayansa da elinde böyle değişik iki karakter olan bir yazar okurun ilgisini tutup bırakmamakta daha başarılı olabilirdi diye düşünüyorum.

Virginia Woolf’un nasıl bir insan olduğunu az çok biliyorsunuz, mutlaka duymuşsunuzdur. Vita ise onun tam tersi gibi: çocukları var, kendisi gibi biseksüel olan kocasıyla birlikte yaşıyor, çapkın ve girişken bir kadın, hem zengin, hem terbiyeli, hem havalı… Virginia ile Vita’yı okurken, Virginia’nın Vita gibi olmak istediği için ona doğru çekildiğini hissettim. Virginia’nın histeri nöbetlerini atlatmasına yardım eden, her daim yanında olarak onu kollayan kocası Leonard’a da üzüldüm haliyle ama aşk işte bu, yapacak bir şey yok. Leonard’ın tek avuntusu, Vita’nın aşkıyla kavrulan Virginia’nın kadından ilham alması ve yazmaya başlaması. Sonuçta doğan eser de Vita’nın oğlu Nigel Nicolson’ın “edebiyat tarihindeki en uzun ve büyüleyici aşk mektubu” olarak tanımladığı Orlando.

Açıkçası, bu kitap yerine Virginia ile Vita’nın mektuplarını ve Maria Popova’nın Merve Erdoğdu tarafından Türkçe’ye çevirilen Virginia Woolf ve Vita Sackville-West birbirlerine nasıl aşık oldular? başlıklı yazısını okumanız yeterli.

virginia-ile-vita-virginia-woolf

Tanıtım Yazısı:

1927, Virginia Woolf’un edebî hayatının verimli bir yılıdır, Deniz Feneri’ni yazmayı tamamlamış ve bastırmıştır. Aynı yıl, Woolf, edebiyat tarihinin devrim niteliğindeki eserlerinden biri olarak değerlendirilen Orlando romanına ilham kaynağı olacak büyük bir aşk yaşar. Kocası, yayıncı Leonard Woolf’la birlikte yaşadığı Monk’s House’un hemen yakınındaki aile şatosunda hayatını sürdüren Vita Sackville-West’le tutkulu bir ilişkiye başlar. Kendi bohem hayatı ve Vita’nın gösterişli, eksantrik, aristokrat hayatı arasındaki uçurumun, tutkunun, kıskançlığın, aşkın edebî yaratıcılığa dönüşmesinin yanı sıra, her ikisi de yazar olan iki kadının büyük aşkını gözler önüne seren roman, büyük ölçüde biyografik nitelikler de taşıyor.

Yazar Christine Orban’ın, Virginia Woolf’un özenle tuttuğu günlüklerinden ve Vita Sackville-West’le mektuplaşmalarından yola çıkarak kaleme aldığı roman, sıra dışı, güçlü, kırılgan iki kadının aşkı ve yaratıcılığı kendi tarzlarında bir araya getirişlerinin hikâyesi olmanın yanında, aynı zamanda bir başka romanın, Orlando’nun da yazılış serüveninin romanı.
(Tanıtım Bülteninden)

Bu yazının orijinali canlabirsene‘de yayınlandı.

(Visited 14 times, 14 visits today)
Follow: