13. ÜKG Blog Turu | Aynı Yıldızın Altında | John Green’e Aşık Olmak İçin 10 Neden

13’üncü turumuzda Aynı Yıldızın Altında‘yı inceleyeceğimizi öğrendiğimizden beri allahım allahım allahım allahıııııııııııııııııım! diye çığlıklar kopuyor içimde! Çok şükür diğer 7 üyemiz de var da kimseye söyleyemediğim için tek başıma kudurmadım. Ama en çok Merve sevindi sanırım; kendisi “John oku! John oku!” diye tepeme binen onlarca insandan biri. 

Ocak 2013 doğumgünümün olduğu ay olmasına ek olarak farklı bir açıdan da önemliydi: zevkine güvendiğim, beni iyi tanıyan, ne sevdiğimi/seveceğimi bilen arkadaşlarımın beynimin etini yemesine dayanamayıp John Green’in kitaplarının tamamını (Aynı Yıldızın Altında, Alaska’nın Peşinde, An Abundance of Katherines, Paper Towns) topluca sipariş ettim. Yurtdışından sipariş ettiğim ve ödemeyi dolar üzerinden yaptığım için sonrasında günlerce “ne yaptım ben ya?” diye hafif bir bunalıma girdim. Ocak’ta kitaplar geldiğinde Aynı Yıldızın Altında‘yı şıp diye okuyuverdim. Bitirdiğim anda kalbimin duvarlarına vura vura haykıran hisleri ancak şöyle açıklayabilirim: ilk kitapta aşk
Yıllar önce Neil Gaiman’a şık olduğumdan beri bu hisleri uyandıran bir yazarla karşılaşmadığım için unutmuşum nasıl olduğunu. Belki de An Abundance of Katherines (Katherine Bolluğu) isimli kitabının ana karakteri Colin Singleton’la ortak bir noktamız olduğu içindir: Onun ‘tipi’ Katherine isimli kızlar, benim de ezelden beri John’lara zaafım var.

‘FARKLI’ OLANLARIN SESİ
John Green’in kitaplarında diğer Genç Yetişkin (YA – Young Adult) romanlarında olduğu gibi uzaylılar, vampirler, kurt adamlar yok. Tam tersine karakterleri hayatın içinden, tanıdığınız, bildiğiniz, pek çok ortak yanınız olan karakterler. Yalnız, zeki, yetenekli, meraklı, asosyal, dışlanmış çocuklar. Ve bu çocuklar insanların düşündüğünün tam tersine bir köşede oturup ağlayan tipler de değiller; kim olduklarından utanmayan, tanıdığınızda maceracı ve eğlenceli olduklarını keşfettiğiniz çocuklar. Kitapları okurken “benim zamanımda nerelerdeydin be John?” diye hayıflandım durdum. 15-16 sene öncesinde de böyle hikayeler olsaydı ortaokul ve lise daha az can yakabilirdi.
Aynı Yıldızın Altında’nın ana karakterleri Hazel ve Augustus, kanserle savaşan iki genç. Kitap hakkında ilk öğrendiğiniz bu olunca Jodi Picoult’un Kız Kardeşim İçin isimli kitabı gibi başından sonuna insanın içini acıtan, 10 sayfada bir ağlamak ve derin bir nefes almak için durmanız gereken bir kitap geliyor aklınıza. Size bir sır vereyim: alakası yok! “Kanser eğlenceliymiş ya!” diye saçma bir şey söylemeyeceğim tabii ama John Green öyle bir hikaye yazmış ki ağlarken bir yandan da kahkahalar atıyor olacaksınız. İnsanların hastalıklarından daha fazlası olduğunu, her gününüzü son gününüzmüş gibi yaşamanın önemini kavrayacaksınız. 
Yine Pegasus Yayınları’nın dilimize kazandırdığı Alaska’nın Peşinde’deyi okurken ise zeki, güzel ve popüler kızların da problemleri olduğunu, kendinizi bıraktığınız zaman sizi de bu depresyonun içine çekebileceklerini ve bazı insanlar için ne yaparsanız yapın onları kurtarmanın imkansız olduğunu fark edeceksiniz. An Abundance of Katherines’de hayatın matematiğini fazla zorlamanın iyi olmadığını öğrenecek, siz de var olmanın anlamını, geride nasıl bir iz bırakacağınızı sorgulayacak, Colin’le birlikte bu derin düşüncelerden başınız dik çıkacaksınız. Tüm bunların sonunda –daha erken olmazsa tabii—John Green’e aşık olacak, “bu adam anlıyor beni” diyeceksiniz.

JOHN GREEN’E AŞIK OLMAK İÇİN 10 NEDEN
Olur da bazılarınız benim gibi dik başlılık yapar da direnmeye kalkar diye söylüyorum. Bunların tamamen benim kişisel takıntılarıma göre sıralandığını da belirteyim…
  • Dipnotları seviyor. 215 sayfalık An Abundance of Katherines’de 84 tane dipnot var. 
  • Matematiği hiç iyi olmayan nerd’lerden John Green. Ancak yine An Abundance of Katherines’de Colin’in üzerinde çalıştığı, ilişkilere dair grafikler var. Kitabın sonunda da bunları hazırlamasına yardım eden, matematik profesörü kankasının açıklamaları. Uydurmamış yani hiçbirini.
  • Alaska’nın Peşinde’nin ana karakteri Miles, pek çok ünlü ismin ölmeden önceki son sözlerini ezbere biliyor. Genel olarak kitap okumayı seven biri değil ancak biyografileri okumaya bayılıyor. İtiraf edin; böyle bir şey kaç yazarın aklına gelir?
  • Yazdığı karakterler, çoğu Young Adult kitabında olduğu gibi “iyi, terbiyeli çocuklar” ve “kötü çocuklar” olarak ikiye ayrılmıyor. Green’in karakterleri günümüz gençliği gibi küfür de ediyor, içki de içiyor, sigara da. En azından deniyorlar.
  • Ölümden bahsetmekten korkmuyor Green. Bunlar “vampir ısırdı beni” tarzı ölümler de değil; gerçekçi, hayatı sorgulatan ölümler. 
  • Çok komik bir adam! An Abundance of Katherines’deki, Colin’in en yakın arkadaşı olan Hassan’a özellikle bayıldım. Aynı şekilde Alaska’nın Peşinde ve Aynı Yıldızın Altında‘yı okurken de bol bol kahkahalarla güleceksiniz.
  • John Green’in çok sevimli olduğunu söylemedim mi daha? Resimlerine ve videolarına bir bakın. Yanaklarını sıkmak isteyeceksiniz.
  • Green, çoğu yazar gibi “bu hikaye gökten vahiy olarak indi” tribine girmiyor. Hikayelerinin çoğunu kendine, yaşadıklarına, tanıdığı insanlara hayal gücünü ekleyerek oluşturmuş. Hayattan esinlendiği için okuyucuları da kitaplarında kendilerini buluyor.
  • Hayranlarıyla sürekli iletişim içerisinde. An Abundance of Katherines’in 2008 yılında basılan edisyonunun kapağı için hayranları arasında bir yarışma düzenlemiş. Sonunda Sarah Turbin’in tasarımı seçilmiş ve kitap onun tasarladığı kapakla yayınlanmış.  
  • Kardeşi Hank’le birlikte hazırladığı, Nerdfighters isimli bir video blogu var. Bundan elde ettikleri gelirleri gelişmekte olan ülkelerde yoksullukla savaş, ağaçların dikilmesi gibi projeler için harcamışlar. Bu projeyi YouTube sayfasında inceleyebilirsiniz. Yazarın resmi web sitesi ise burada.
Bu yazının çok benzeri Mart 2013’te BLOGUM Dergisinde yayınlandı.
Follow:
Share:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir