Dumplin’ – Julie Murphy

Dumplin’ – Julie Murphy

Öncelikle şunu bilin: hiç şişman olmadıysanız, hatta hayatınız boyunca kilolarınızla başa çıkmaya çalışmadıysanız bu kitabın ne kadar gerçekçi ve dürüst olduğunu anlamayabilirsiniz. Özellikle ergenlik zamanlarında zordur kilolu olmak: arkadaşlarınızın giydiği kıyafetler size olmaz, sarmaları hapır hupur midenize indirirken insanlar “sanki yemeye çok ihtiyacı varmış gibi…” dercesine size bakar, aileniz “artık yeme” diyerek tabağınızı önünüzden alır, en kötüsü de hoşlandığınız çocuk tombulsunuz diye sizi beğenmez…

Etrafındakilerin baskısı, kendini sorgulatır insana

Julie Murphy’nin kalemiyle hayat verdiği Willowdean Dickinson, ilk tanıştığınızda benim ergenliğimden daha iyi durumda. Kendini, Dolly Parton hayranı ve kasabanın tombul kızı olarak tanıtıyor mesela. ABD’nin Texas eyaletindeki, yalnızca yılda bir kere düzenlenen, “Miss Teen Blue Bonnet” isimli güzellik yarışmasıyla bilinen bir kasabada yaşıyor. Annesinden sürekli laf yese de, annesinin “ah yazık” bakışlarına maruz kalsa da tombulluğunu dert etmiyor. Yürü be Willowdean kafası yani…

Sonra kendi bedeninde rahatsız etmesine neden olan bazı gelişmeler oluyor:

  • En yakın arkadaşı ve tek yakın arkadaşı olan kız seks yapıyor
  • Okuldaki diğer kızların bile “şeftali popo” diye karşısında salya akıttığı, Willowdean’in kalbinin küt küt atmasını sağlayan çocuk, Bo, bunu öpüyor!

9d5e7399-b2e8-4fbd-9689-3743a46c9053.jpg._CB313096637_

Sevmeyenler kendine baksın

Julie Murphy, Willowdean’in hikâyesini öyle güzel ele almış, içine öyle güzel ayrıntılar yerleştirmiş ki bazı yerlerde insanın cidden gözleri bile doluyor. Julie Murphy’nin kendisinin de fazla kilolarıyla birlikte yaşayan bir kadın olduğunu merak edip bakmasanız bile tahmin ediyorsunuz; bu kadar cuk oturtulur her şey yani!

Bazı yorumların Willowdean’i çok mızmız bulduğunu, hatta başkalarının görüntüsüyle ilgili yaptığı yorumları eleştirdiklerini gördüm. Bana göre, bu da Julie Murphy’nin dürüstlüğünün mükemmel bir örneği… Neden derseniz, benim de başka bir tombul kızı görüp, “ay en azından benin bacaklarım bu kadar kalın değil” gibi yorumlar yaptığım oldu. Bu da tombul insanlara özel bir şey değil ayrıca; herkesin, herkese yaptığı bir şey. He, yapılanın doğru olmadığını savunmuyorum ama başkasının canını yakmadığı sürece herkes kendine göre kendini iyi hissetmenin bir yolunu buluyor şu dünyada hayatta kalmak için.

tumblr_npqj5hLQXg1qdlytco1_1280

Bir kızın cesareti, diğerlerini de cesaretlendirir

Julie Murphy’yi ayakta alkışladığım konulardan biri de farklı nedenlerden dolayı dışlanan başka kızları da ele alması. Bir tanesi, bir bacağı diğerinden kısa olduğu ve buna özel ayakkabılar giymesi gerektiği için dışlanıyor mesela… Willowdean, herkese, her şeye isyan etmek ve yakın zamanda kaybettiği teyzesini anmak için güzellik yarışmasına girmeye karar verince bu kızlar da aynısını yapıyor. Sonunda ne olduğunu tabii ki söylemeyeceğim ama hepsine teker teker sımsıkı sarılıp, yanaklarından öpmek istiyorum cesaretleri ve kendine güvenleri için.

Ve tabii Bo’yu, dış güzellik standartlarını umursamayıp Willowdean’in içine içine baktığı için.

Julie Murphy’nin Dumplin’i ile Kitap Kedisi 2016 Reading Challenge‘ın 8’inci maddesini tamamlamış bulunuyorum.

★★★★★

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir