Kitap Okuyamamak: Benim de mi başıma gelecekti?!

Kitap Okuyamamak: Benim de mi başıma gelecekti?!

40 yıl düşünsem “kitap okuyamamak” konulu bir yazı yazma ihtiyacı duyacağım aklıma gelmezdi. Şimdiye kadar hiç başıma gelmedi çünkü; hatta “okumaya vaktim yok” diyenlere bile bir yandan carlayıp, bir yandan akıl vermeye çalışıyorum genelde. Ancak özellikle son bir ay o kadar zor geçti ki (ki takvimde ay değişmiş gözükse de hala geçiyor) kendimi hiç bir şeye odaklanamaz halde buldum. Başladığım filmden birşey anlamasam, diziye geçerdim normalde. O da olmazsa bilirdim ki elime bir kitap alacağım ve içine gömüleceğim. Ama gelin, görün ki bunu beceremediğim zamanlar da olacakmış!

Kitap okuyamamak konusunda yalnız değilmişim

Evet, bu konuda yalnız olmadığımı görmek beni biraz da olsa rahatlattı. Sadece genel olarak “ben okuyamıyorum” veya “zamanım yok” diyen insanlar değil, “eskiden fırt fırt okurdum ama bu aralar okuyamıyorum” diyenler de varmış. (bknz. Quora; bknz. Reddit) Ama bu tamamen rahatlamama veya bu durumu takmamama yetiyor mu? Tabii ki, HAYIR.

Şu hayatta pek çok şeyin (ki burunda çıkan sivilce gibi basit görünen fiziksel bir durumun dahi) psikolojik durumumla birebir ilişkili olduğunu ilk elden gördüm. Ergenlik sivilcesi bile çıkarmamış bir insan olsam da aşırı stresli dönemlerde burnumun kenarında, bacaklarımda sivilceler çıkıp, çıbanımsı bir şeylere bürünebiliyorlar mesela. Ya da fiziksel olarak aç olmam imkansız olsa da (mesela 15 dakika önce yemek yemişim) sinirim bozukken deli bir açlık hissettiğim oluyor. İnanılmaz yorgun ve uykusuz olduğum zamanlarda (tabii yine sinirimin bozuk olduğu zamanlar) küt diye bayılmam gerekirken hiç ama hiç uyuyamadığımı biliyorum…

View this post on Instagram

#🇺🇸I’ve been #thinking too much lately, which hasn’t really given me the chance to #read or #write for myself this past few weeks. For the first time in forever I’m finding it hard to read anything (a long blog post about this is on the way). Which #authors or #books do you turn to when life just won’t stop bringing you down? #🇹🇷Son zamanlarda çok fazla şeyi düşünüyorum. Bu yüzden kendim için bir şeyler ne okuyabiliyor, ne de yazabiliyorum. Çok çok uzun süredir ilk defa #kitap okumak bile zor geliyor (ki bu konuyla ilgili içimi döktüğüm blog yazısı yolda). Hayat üstünüze üstünüze gelirken hangi #yazar veya kitaplara gidiyor eliniz? Tavsiyelere çok açığım şu anda. #bookstagram #books #igreads #bookblogger #kitap #kitapkurdu #kitapaşkı #bookworm #bookaholic #amreading #quotes #virginiawoolf #virginiawoolfquotes

A post shared by Zimlicious – Kitap Blogu (@zimliciousbooks) on

Tüm bu bahsettiklerim artık ne yazık ki alıştığım şeyler. Alışamadığım kısmı ne, biliyor musunuz? Bu durumları, yani sinir bozukluklarını, depresyonları atlatmamda en büyük yardımcım olan edebiyattan faydalanamamak, yani kitap okuyamamak.

Şimdi aslında “bakın, başınıza bu geldiyse şunları bunları yaparsanız atlatabilirsiniz” minvalinde bir yazı sunmak isterdim. Ama durum böyle değil çünkü henüz ben de atlatamadım. O yüzden belki siz bana yardımcı olursunuz diye bir soruyla yazımı sonlandırayım istiyorum: siz bu durumlarda ne yapıyorsunuz, eski okuma ritüellerinize nasıl dönüyorsunuz?

Biri yardımcı olsun n’olur; vallahi aklımı yitiriyorum.

Not: Shirley Jackson’un ‘Tepedeki Ev’e başladım diziyi izlemeden okuyayım diye, bir haftadır elimde minicik bir kitap olmasına rağmen. Bu normal değil! Nasıl boşaltacağız bu kafaları?

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir