Oniks Yorum: Daemon Black laptopları patlatıyor diyorlar?!

Kitabın tanıtım yazısında şöyle diyor Kedicik: “Bana neler olduğunu biliyor, yardım da edebilir ama bunun için (sanki mümkünmış gibi) Daeomon’a yalan söylemeli ve ondan uzak durmalıyım. Kimi kandırıyorum ben?!”
Hakkaten, KİMİ KANDIRIYORSUN, KEDİCİK?!

Çok oldu kitabı okuyalı; o nedenle bu yorumu yazarken tüm ayrıntıları hatırladığımı söylesem yalan olur. Ama bir Daemon var, hem erkeklerin, hem de uzaylıların öküz cinsinden olanı… Sevimli de olsa, trip atıp gıcık da olsa, bile bile sinir etmeye de çalışsa “rol kesmeyi bırak da öpüşelim artık!” diye isyan edesi geliyor insanın.

Bir önceki kitapta ölümle burun buruna gelen Kedicik Daemon’ın ona iyi davranmasının nedeninin sadece aralarındaki bağ olduğunu düşünüyor. İşin içine bir de Blake isimli yeni bir karakter girince Daemon’ın kıskançlık tripleri coşuyor ama yine işin aslını anlamıyor bizim safoş kız. Kendimi onun yerine koyunca anlıyorum da aslında derdini ama sen baş karaktersin be kızım; seni sevmeyecek de kimi sevecek bu çocuk?! (“Beni! Beni!” diye bağıran okurları duyabiliyorum adeta… Hep birlikte avcumuzu yalıyoruz kızlar; gerçekler acıdır!)
“Gerçekten laptop’ı havaya mı uçurdu?”
“Oh, evet. Daemon Black’in böyle bir etkisi var.”
Aşk-meşk kısımlarının dışında da olaylar Oniks’te iyice kızışmaya başlıyor. Bunun bu serinin en sevdiğim yanlarından biri olduğunu söylemem lazım. Çünkü sürekli mınç-mınç aşk olunca bana afaganlar basıyor. Diğer olaylara gelince… Katy’de bir değişim başlıyor, keşfedilme korkusu artıyor, Daemon’ın erkek kardeşi Dawson’a neler olduğu konuları yeniden açılıyor ve araştırmalar başlıyor… “Holy alien babies everywhere!” diye diye okuyun işte, beni yormayın.
Kitabın sonundaki halim:
“Daemon Black’in gerçek olmadığını ve hiçbir zaman seksi bir uzaylı tarafından “Kedicik” diye çağırılmayacağımı anladığım an.”
Follow:
Share:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir