Kilolu kızlar, dünyaya karşı

Kilolu kızlar, dünyaya karşı

Dumplin’ yorumumdan da anlamışsınızdır: hassas bir konu benim için bu kilo meselesi. İçerisinde farklı kadınların hikâyelerine, farklı başlıklarda yer verilen Hot & Heavy‘yi okurken de şunu düşündüm: eğer ergenlik dönemimde böyle kitaplar olsaydı, hayat çok daha kolay olabilirdi. Neden mi?

Çünkü kilo, toplum için başlı başlına, diğer konulardan tamamen ayrı bir vaka. Gerizekalıysanız, hallolur. Egoistseniz, hallolur. Sorumsuzsunuzdur, idare ederler. Ama kiloluysanız, vay halinize! İşte, Hot & Heavy de bu dayatmanın saçmalık olduğunu gerçek hayattan, çok kişisel örneklerle gözüne gözüne sokuyor insanın.

Ders 1: Hayat

Hot & Heavy‘yi okurken gördüm ki pek çok kilolu kadın, sırf kilolu oldukları için pek çok şeyden geri kalmışlar hayatta. İşin en acı tarafı da onları başkalarının geri bırakması değil; bunu kendi kendilerine yapmış olmaları. O kadar tanıdık ki bu his, suçlayamıyorum da kimseyi. “O pantolonu zayıflayınca alacağım” dersiniz en basitinden. Ya da “o çocuğa zayıflayınca yavşayacağım.” İşte böyle şeyler, sırf toplum sizi “yapamaz” ilan ediyor diye hayatınıza engel olabiliyor. OLMASIN.

Ders 2: Aşk

Yazının başından beri bahsetmeye çalıştığım algılardan dolayı kilolu insanlara “bu aşkı bulamaz” gözüyle de bakılır. Hem de insanlar çenelerini tutamadığı ve karşılarındakini bunalıma sokmaya bayıldığı için de “bir zayıflasan, kimler kimler bakar sana” gibi cümleler kurarlar. Ama size bir şey söyleyeyim mi? Aşk göbekte değil, kalpte ve beyinde başlar. Hot & Heavy‘de de belirtildiği gibi dünya genel olarak şekilci insanlarla dolu olsa da, olmayanlar da var. Umarım size de bunlardan biri denk gelir bir gün.

c6a567ac672c47f33c189e4348af6880

Ders 3: Moda

Hayatım boyunca kilomla ilgili duyduğum yorumlar arasında “tombul kızlar makyaj mı yaparmış?” bile vardı; düşünün artık! Hot & Heavy‘de de belirttikleri gibi, yapar tabii! Hem de en renklisini, en uçuk kaçığını yapar ve bunun üzerinde güzel görünmesini sağlayabilir. Tayt da giyeriz, bikini de giyeriz, istersek de çıplak gezeriz; kim ne karışır! Bir süre sonra anlıyorsunuz zaten insanların cesaretinizi kıskandığını. “O bile bu göbekle o taytı giymişse, ben neden çekiniyorum ki?” diye kendini sorgulayan bakışları hissediyorsunuz.

Herkes, herkesi bilip bilmeden yargılamasa o kadar güzel olacak ki şu dünya…
★★★★★

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir