Türkçe Yorum: ‘Alev Işığı’ (Firelight) – Sophie Jordan

Bu kitabın Türkçesi yok henüz, ancak ismini çeviren ben olsaydım, ‘Alev Işığı’ diye çevirirdim. Sevmedim kendisini gerçi… Denedim hakkaten ama olmadı. Özetini ilk okuduğumda çok heyecanlanmıştım halbuki ve blog turuna ismimi yazdırmayı becerince de pek bir sevinmiştim. Sağlık olsun, ne diyelim. Konuya gelelim…

Ana karakterimiz Jacinda ‘draki’ diye geçen doğa üstü bir varlık. Bizim açımızdan değişik, evet, ama kendi draki grubunda da değişik kendisi çünkü o ateş nefesli. Hiç anlamamıştım bunun ne demek olduğunu kitabın başlarında, ancak sonradan öğreniyorsunuz ki, özellikle sinirlendiği ya da korktuğu zaman, nefes vererek karşısındaki insanı bir güzel yakabiliyor. Merak etmeyin, spoil etmedim, sürünmeyin diye baştan söyledim! Neyse… Kitap kızımızın bir arkadaşıyla asabi kız modunda macera aramasıyla başlıyor. Buluyorlar da tabii. Draki türünü avlayan insanlar buluyor bunları daha doğrusu. Kızımız kaçıyor, ailesiyle birlikte avlanan Will saklandığı yeri buluyor ama kimseye birşey söylemiyor. Jacinda sürekli onu düşünüp duruyor, bu çocuk niye böyle yaptı misali, sonra bir bakıyorsunuz annesi bunu ve kardeşini toplamış, haydi gidiyoruz diyor ve kaçıyorlar draki topluluğundan. Yeni gittikleri yerde de bir bakıyor Jacinda okulun ilk günü karşısında Will. E fiction işte…

Draki’ler dragon soyundan geliyorlar. Bu durum beni heyecanlandırmıştı ama kitapta aradığımı bulamadım bı açıdan. Kaçtıktan sonra genelde etraflarında hep insanlar vardı. Draki mraki ne gezer! Bir sürü çeşidi var diyor yazar, ama iki cümle birşey söyleyip geçiyor, merakta bırakıyor insanı. Jacinda da mıymıy, sürekli şikayet eden, bir onu bir bunu isteyen bir karakter olunca da okuması zor oluyor. Hikaye yavaş ilerliyor, insanın sabrını zorluyor.

Annesi ile draki olmayı becerememiş kızkardeşi de ayrı bir olay. Annesi bunları kaçırdığında ‘Jacindacığım, öldür drakini’ diyor, nasıl bir anneyse artık. Bu arada, hikayeyi Jacinda’nın ağzından dinlediğimizi söylemeyi unuttum. O da bir ayrı gıcıklık zaten. Bir diyor ki ‘ben drakiyim’ bir diyorki ‘içimdeki draki.’ E bir karar ver kızım, draki misin yoksa o senin içinde yaşayan birşey mi? Haksız mıyım ama?

Bu yorumu yazarken bile sıkıldım valla. Kitabın iyi yanı türünün diğer örneklerine göre konunun biraz daha değişik olması. Ve bir akşamda okunuveriyor çabucak. ‘Avcı avına vurulmuş işte, daha ne isterim!’ diyorsanız okuyun, sevin, kitaplığa yerleştirin.

Follow:
Share:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir