Yüz Karası: Carnivia Üçlemesi ve Venedik’in karanlık yüzü

Yüz Karası: Carnivia Üçlemesi ve Venedik’in karanlık yüzü

Ofiste, birkaç kişiyle birlikte kendimizce bir kitap kulübümüz var. Şimdiye kadar okuduklarımız arasında Jane Austen’ın Aşk ve Gurur’u, Alper Canıgüz’den Oğullar ve Rencide Ruhlar ile Gizli Ajans vardı. Jonathan Holt ve Carnivia serisi de bizim yeni kitap seçme sürecimizde bu seriye henüz yeni başlayan bir çalışma arkadaşımız tarafından tavsiye edildi. İlk kitap olan Yüz Karası siparişimizi kitapkoala.com üzerinden verdikten sonra (ki siz de kitap siparişlerinizi kitapkoala’dan vermelisiniz bence) okumaya koyulduk… Tatilde okuyan oldu, başlamakta geç kalan, yeni okuyan da var. Ancak tek bildiğim bir başlayan elinden bırakamadı; ben de dâhil!

Venedik’te, ölü bulunan bir “Yüz Karası”

Spoiler vermeden neyi, nasıl anlatırım tam da bilmiyorum ama deneyelim bakalım! Açılışta, Kat Tapo adında, Carabinieri polisi bir kadınla tanışıyoruz; kendisi ileride de göreceğiniz gibi epey seksi; hem sert, hem duygusal, erkeklerin dünyasında kendine yer edinmeye çalışan, Venedik’te doğmuş, büyümüş bir kadın. Yeniyetme Kat, kendini ilk cinayet davasında buluyor; davada, hayranı olduğu, saygı duyduğu Venedik Carabinieri subayı Albay Aldo Piola’nın ekibinde yer alıyor. Ölü bulunan, dini tarafların, özellikle kilisenin “Yüz Karası” olarak tanımladığı kişi ise kollarında bazı dinsel sembollerin dövmeleri olan, rahip giysili bir kadın. Çoğunluk, ki çoğunluk dediğim yine bu kiliseciler, “kadın rahip kabul edilemez bir durum; kendini rahip sananların hepsi yüz karası” modundan taviz vermezken, Kat Tapo’nun bulgularına göre buna inanan, hatta kendisi rahip olan pek çok kadın var…

View this post on Instagram

🇺🇸My first time #reading Jonathan Holt, and this, The Abomination, is a gripping, weird tale. Due to the story being Italian and American focused, I was surprised to find out that the #author is actually British. Don’t wanna judge yet since I’m only halfway through, but I smell some #propaganda. Have you guys #read any Holt? Do you think my gut will turn out to be correct? 🇹🇷İlk defa Jonathan Holt #okuyorum ve Yüz Karası gerçekten okuru içine çeken, tuhaf bir #hikaye. İtalyan ve Amerikalılar’ın etrafında döndüğü için yazarın İngiliz olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım açıkçası. Şimdiden bir şey söylemek istemiyorum çünkü anca yarısına kadar okudum kitabı ama burnuma propaganda kokusu geliyor. Siz hiç Holt okudunuz mu? Burnum yanılıyor mu? #bookstagram #books #igreads #bookblogger #kitap #kitapkurdu #kitapaşkı #bookworm #bookaholic #amreading

A post shared by Zimlicious – Kitap Blogu (@zimliciousbooks) on

Carabinieri soruşturmayı sürdürürken, Venedik’te yer alan Amerikan üssüne yeni tayin edilen Teğmen Holly Holton da ilk başta bu cinayet davasından tamamen bağımsız gibi görünen bir olayı, Amerika’nın Bosna Savaşı’ndaki rolünü araştırıyor. Diğer yanda ise başı yasayla belada olan, carnivia.com isimli, insanların isimsiz bir şekilde her türlü muhabbeti (uyuşturucu bulmaktan, yasadışı ürünler satmaya kadar) edebileceği bir web sitesinin kurucusu Daniele Barbo var. Ve evet, doğru tahmin ettiniz; tüm bu karakterlerin yolu bir şekilde kesişiyor ama nasıl kesişeceğini kesişene kadar tahmin bile edemiyorsunuz.

Heyecan dolu, gergin bir yolculuk

Yüz Karası, heyecanlı olduğu kadar çok konu üzerinde düşündüren, hatta yer yer insanı çok rahatsız eden konuların olduğu bir kitap. Yaklaşık 100 küsür sayfa okuduktan sonra içime kurt düştü; “bu yazar Amerikalı mı ya?” diye düşünürken buldum kendimi. Ama değilmiş; bir baktım ki Jonathan Holt aslında İngilizmiş. Bunu öğrenince düşündüğüm ise şu oldu: “bu, kesin Avrupa propagandası yapıyor.” Şöyle yani, eğer Amerikalılar kendi ülkeleri dışındaki her şeye burunlarını sokmasalar Avrupalılar aslında her şeyin üstesinden gelebilir gibi bir hava… Nitekim tarih boyunca bunun böyle olmadığı hepimiz biliyoruz. Yeri gelmişken söyleyeyim; Jonathan Holt da kitabın arka planında hikâyesini yer verdiği olaylarla ilgili gerçek dokümanlara, bilgilere dayanarak oluşturmuş. Ancak şimdiye kadar okuduğum, gerçek belgelere dayanan pek çok kitap bir yerden sonra “BAKIN BU BİLGİLER GERÇEK!” gösterisine döndüğü ve kurgu kısmı çok zayıf kaldığı için sinir olmuştum (bknz. Filler İçin Su – Sara Gruen). Ancak Yüz Karası hiç ama hiç böyle değil; bunca olay dönerken karakterlerin iç dünyasına, geçmişlerine, bugün kim olduklarına ve nasıl buralara geldiklerine dair pek çok bilgi ve olay ve duygu alıyoruz. Karakterler de, (hem ana dörtlü olan Kat, Aldo, Holly ve Daniele, hem de onların etrafında belirip, kaybolan diğer karakterler) olaylar kadar gerçek.

yüz karası jonathan holt kitap kapağı carnivia

Ha, nedir bu gerçek belgelere dayanan olaylar derseniz… Yasayı yürütmekle görevli kişi ve organizasyonların kendi aralarındaki çatışmaları, yasal olmayanı durdurmakla görevliyken aslen kendilerinin çevirdiği yasa dışı dümenler; insanların, özellikle kadınların “daha iyi bir hayat” umuduyla kaçırılması, kötü yola düşmesi; hükümetlerin carnivia.com gibi, anlamadıkları ve durduramadıkları, insanların özgür olmasına izin veren oluşumlardan ölümüne korkması ve onları ortadan kaldırmaya çalışması; “mafya” gerçeği ve onların çevirdiği dümenler, kadınların erkek egemen dünyada çektikleri zorluklar… Tabii tüm bunların hepsinin Venedik gibi bir şehrin büyüsü içerisinde olmasıyla da daha bir renkleniyor Yüz Karası.

Ha bir de Yüz Karası öyle bir noktada bitti ki, yağmurlu bir Cumartesi günü koşa koşa Göztepe’deki Yapı Kredi Yayınları’na giderek Carnivia Serisinin ikinci ve üçüncü kitaplarını kaptım. İkinci kitap Kayıp Geçmiş’i okuyorum şu anda ve bu da ilki kadar heyecanlı!

Follow:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir